Ağ Mimarisi
Bu bölümde, güvenli ve ölçeklenebilir ağ altyapıları oluştururken kullandığım metodolojileri ve tasarım prensiplerini paylaşıyorum.
Bu bölümde, güvenli ve ölçeklenebilir ağ altyapıları oluştururken kullandığım metodolojileri ve tasarım prensiplerini paylaşıyorum.
Monitoring, çoğu IT ekiplerinin konuştuğu ama çoğu zaman yanlış uyguladığı bir konu. Çoğu zaman monitoring denildiğinde akla bir yazılım, bir dashboard ya da kırmızı–yeşil alarm ekranları gelir. Oysa monitoring, tek başına bir araç ya da grafikler bütünü değildir. Monitoring’in gerçek değeri, sorunları kullanıcı fark etmeden görüp önlem almaktır. IT altyapıları büyüdükçe ve çeşitlendikçe, “her şey çalışıyor mu?” sorusu giderek anlamsızlaşır. Çünkü modern altyapılarda aynı anda fiziksel sunucular, sanallaştırma platformları, network cihazları, firewall’lar, access point’ler ve bunların üzerinde çalışan onlarca farklı yazılım bulunur. Mail server’lar, dosya sunucuları, kamera sistemleri, web uygulamaları, sektöre özel iş yazılımları… Hepsi aynı anda ayakta durmak zorundadır. Monitoring tam olarak bu noktada devreye girer: Bir şey bozulmadan önce onu fark edebilmek. ...
Zero Trust: Bir Ürün Değil, Süreçler ve Davranışlar Mimarisi Zero Trust bugün neredeyse her güvenlik sunumunda geçen bir kavram. Ancak sahada karşılığına baktığımızda, çoğu zaman yanlış yerde, yanlış beklentiyle ve yanlış araçlarla ele alındığını görüyoruz. Bunun temel sebebi, Zero Trust’ın bir teknoloji ya da satın alınabilir bir ürün gibi konumlandırılması. Oysa Zero Trust; lisanslanan, kutulanan ya da tek bir vendor’dan alınan bir çözüm değildir. Zero Trust, bir mimari bakış açısıdır ve daha da önemlisi, bir davranış biçimidir. ...
Core Network Bir Ürün Listesi Değildir Switch – Firewall – AP seçimi, entegrasyon ve kapasite gerçeği Kurumsal ağ projelerinin çoğu aynı noktada başlıyor: ürün seçimi. Ve çoğu zaman aynı noktada kırılıyor: ürünlerin birlikte çalışmaması. Çünkü “core network” dediğimiz şey, üç kutunun (switch, firewall, access point) yan yana durması değil; bu üç kutunun birlikte kimlik taşıması, birlikte segment üretmesi, birlikte politika uygulatması ve en önemlisi birlikte operasyon kaldırmasıdır. Benim yıllardır gördüğüm şu: bir şirketin ağı kötü olduğu için değil, ağın karar mekanizması parçalı olduğu içinproblem yaşanıyor. En pahalı cihazlar, en iyi lisanslar, en yüksek throughput… Hepsi var; ama olay anında kim neyi biliyor, hangi cihaz hangi bağlamla karar veriyor, trafik nerede ayrışıyor, nerede kontrol ediliyor—bu soruların net cevabı yok. Sonuç: “network var” ama “network davranışı” yok. ...
Bu yazı, IT altyapısının neden bağımsız ürünlerden değil, bütüncül bir sistem yaklaşımından ele alınması gerektiğini açıklar ve Core Network serisi için temel oluşturur.